ALTIN BALTA masalı

 


              ALTIN BALTA                                                                                                                                         Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken çok eski zamanlarda fakir bir adam, karısı ve çocuklarıyla birlikte küçük bir kulübede yaşarmış. Günün birinde bu adam, zengin komşusundan baltasını ödünç istemiş. Komşusu da söylene söylene, binbir nazla baltasını ona vermiş. Baltayı alan fakir adam, odun kesmek için yola çıkmış. Biraz odun kestikten sonra dönmeye hazırlanırken baltanın başı çıkmış. Olacak bu ya, balta değirmeni döndüren suyun içine düşmüş. Fakir adam, ak sakallı, temiz yüzlü ihtiyar değirmencinin yanına gidip baltasını vermesi için yalvarmış. İhtiyar da değirmeni durdurmuş ve sudan altın başlı bir balta çıkararak: “Baltan bu mu?” diye sormuş. Fakir adam: “Hayır bu değil.” diye cevap vermiş. İhtiyar ikinci defa elini suya sokmuş ve bu sefer gümüş başlı bir balta çıkararak: “Baltan bu mu?” diye sormuş. Fakir adam yine: “Bu değil.” demiş. Değirmenci üçüncü kez elini suya soktuğunda bu defa kara demir bir balta çıkarmış. O zaman fakir adam: “Hah, işte bu benim suya düşürdüğüm baltam.” diyerek elini ihtiyara uzatmış. İhtiyar değirmenci onu durdurup: “Yavrum maddiyatçı değil, temiz kalpli dürüst insanmışsın. Bu yüzden bu baltayı benden hediye olarak al. Bu balta, senin işini görür. Bu balta elinde olduğu sürece korkma, işlerin hep yolunda gider.” demiş ve ona altın baltayı vermiş. Adam da baltayı alıp eve gitmiş. Evine vardığı günden itibaren çokça çalışmaya başlamış. Meğer altın balta sihirliymiş. Adam baltayı kullandıkça işleri yoluna girmiş, evinde bereket artmış. Gitgide zenginleşmiş ama etrafındaki fakirleri de hiçbir zaman unutmamış. Çok geçmeden konu komşu ondaki bu değişikliği fark etmiş ve bunun sırrını sormuş. Adam da olan biteni anlatmış. Bunları duyan zengin komşusu da kara baltasını alıp odun kesmeye gitmiş. Fakir adamın başına gelenler kendisinin de başına gelsin diye baltasını alıp suya atmış ve değirmencinin yanına varmış. İhtiyar, sudan altın başlı baltayı çıkardığında zengin adam, “İşte bu benim baltam, bu benim baltam.” diyerek baltaya uzanmış. Fakat değirmenci ihtiyar, zengin adamı durdurmuş ve “Bırak baltayı açgözlü hilekâr! İşte senin baltan bu!” diye hiddetle bağırmış ve demir başlı baltasını sudan çıkararak kendisine vermiş. Zengin adam kös kös evine dönmüş. Fakir adam da dürüstlüğü sayesinde sihirli baltaya kavuşmuş ve zengin olmuş. Gökten üç elma düşmüş. Biri anlatanın, biri dinleyenin, biri de dürüst kişilerin başına...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NİSAN AYI MASALIMIZ: BİT HATUN VE PİRE BEY